29 Eylül 2008 Pazartesi

Son olayların özeti -)


Aşk..semptomlar


1. Aşk. Kapıyı bir anda çalar hem beyni hem kalbi vurur. Akla uygun gelmesede sezgiler öne çıkar. İşte o’dur. İlk dakikada bellidir. Beklenen o’dur. Akşamları daha hızlı geçer, uykular huzursuz olsada sabah erken gelir. Onu görmek, onunla konuşmak için sabırsızlık ve beklemenin verdiği sabır birleşir. Ertelemenin hazzı yaşanır, gelecek hayalleri artar. İşler ters gitse bile batmaz. Güçlüsündür. “Rock you like hurricane”(1) motivasyonu vardır. Hiç bir şeyin önemi yoktur, saflık hakimdir hatta insan kendini aptal da hissedebilir ama aldırmaz. Aşkın ilk devresi huzurludur da. O var olduğu her an güvendesindir, eskisinden daha fedakarsındır. “My heart will go on”(2) daha iyi anlaşılmaktadır.

2. Terkedilme. Acının başladığı nokta, kendinle hesaplaşmanın miladı, kafa karışıklığı, duygu karışıklığı, “neden?” sorusu, yiyip bitiren şüpheler, kavgalar..huzursuzluk, hüzün. Onu geri getirme ümidine sarılmak. Batan gemiden kalan enkaza tutunarak okyanusta kurtarılmayı beklemek, yaşam savaşı...”if you go away”(3)’in çaresiz mırıltısı...


3. Kabullenme. Kendini tanımak, aynada kendini incelemek, eleştiri, hüzünlü dinginlik, olgunlaşma, ders çıkarma, yeni sayfa açma beklentisi.

4. Yanlızlık. Tek çare...forever...ben asıl seni sevdim..zaten “Senle beraber olsak da sevgilim”(4)...


5. Unutmak. (mı?)..asla..o anların saniyesi bile unutulmaz. Ve plak tekrar dönmeyi bekler..uzun zaman..”Strangers in the night”(5).

1. Rock you like a hurricane-Scorpions
2. My heart will go on-Celin Dion
3. If you go away-Aretha Franklin
4. Yanlızlık ömür boyu-MFÖ
5. Strangers in the night-Frank Sinatra

28 Eylül 2008 Pazar

Bu sabah bulut var İstanbulda


Bu sabah bağdat caddesindeki D&R'a gitmek üzere caddebostan migros arka otoparkına geldim ve bu enfes deniz manzarasıyla karşılaştım. Evet gökyüzünün grisi denize vurmuştu ve muhteşem net bir görüntü vardı (en azından profesyonel bir fotoğrafçı için). Bu her zaman olmuyor. Adalar (özellikle yassı ada) çok net görünüyor, küçük tekneleriyle denizciler açılıyorlardı.

Tatilden dönenler için alışma dönemi sürerken bu bulutlu ve hüzünlü havanın güzelliğini vurgulayarak işimizi kolaylatalım mı? yok yok tatil her zaman güzel, onun yerini hiç birşey tutmaz..bence de

Boudelaire- bulutların prensiydi...

Seni seviyorum en çok da neşe kırışık alnından uçtuğu zaman

Yüreğin bir korkuya düşünce

Geçmişin pis bulutu yaşanan güne

Senin bugününe yayıldığı an

Seni seviyorum iri gözünden

Akınca kan gibi sıcak gözyaşı

Elimle beşiğini sallasamda da ben

Yüreğin giderek daralır

Çöken bir insana benzer hırıldayışı

Charles-Pierre Baudelaire